can dündar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
can dündar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2008 Çarşamba

DOST-CAN DÜNDAR

DOST

''Kocaman bir karışıklığın içine düştüğümde, doğrulardan da, yanlışlardan da vazgeçtiğimde. .. Durduğumda, bir yere gitmediğimde ya da arkama dönüp bakmadığımda, son sürat uzaklaştığımda... Dört yanıma yüksek duvarlar örüp, ayaklarıma kalın zincirler bağladığımda ya da duvarlarımı yıkıp boşluğa ağladığımda... Soracak sorum, aradığım cevap varken, kımıldayacak gücüm olmadığında...Öylece kalakaldığımda yani... Öylece... Kalakaldığımda... Körfezden esen rüzgara yüzümü vermek, Marmara'yı uçurmak, billur yapıp savurmak ve mutlaka serinlemek gibidir bir dostla konuşmak... Bu ne büyük bir nimettir...Hani bir gelinize bakar yanınızda olmak için... Belki konuşmak, belki saatlerce susmak için. Vardır...Bilirsiniz.. .İki eli kızıl kanda olsa çıkıp gelecektir, eminsinizdir. .. Bunu bildiğinizden hayat üstünüze, üstünüze geldiğinde, kirpi gibi dikenlerini çıkarmak, kaplumbağa gibi kabuğuna çekilmek ya da derin su balıkları gibi en derinlerde bir kaya dibine gizlenmek yerine... Dosta sığınır insan. O yüzden " İyi ki varsın.." dendiğinde, dudaklar değil, yürektir konuşan.''

CAN DÜNDAR

23 Eylül 2008 Salı

MUSTAFA..

http://www.mustafa.com.tr/



''Filmin yorumlar kisminda enteresan fikirler var… Filmin yorumlar kismindan bir yorum;

Bir hayalim var…
Bu filme 10 milyon kisi gitse ve 'Mustafa' kirilamayacak bir rekora imza atsa…
Nasil olurdu?
Her seye ragmen, hala birilerinin bir seyler yaptigini gormek guzel. Yalniz olmadigini bilmek guzel… Sayimiz cok azalsa da, 'acaba ne zaman
tukeneceğiz?' endisesi icimizi urpertse de, zamanimiz gitgide daralsa da, eger bir film izleyecek kadar bile vaktimiz kalmissa, o da bu film olsun…

Tesekkurler Can Dundar…''


*alıntı...

18 Eylül 2008 Perşembe

ESKİDEN

ESKİDEN

Çember çevrilir,

Su musluktan içilir,

Ağaçlara tırmanılırdı.

Bebekler bezden,

Silahlar tahtadan,

Resimler kömür karasından yapılırdı.

Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin

İsimleri konulur,

Saatli maarif okunurdu.

Komşuda pişen

Bize...

Bizde pişen komşuya düşerdi.

Geceler ayaz,

Sokaklar karanlık,

Yıldızlar parlak olurdu.

Turşu, salça, mantı

Evde yapılır,

Karpuz kuyuda soğutulurdu.

Erik ağacının çiçeği,

Pencere camımıza yaslanır,

Güz yaprakları bahçemize düşerdi.

Kardan adam yapılır,

Evlerde soba yakılır,

Kış gecelerinde masal anlatılırdı.

Merdiven çıkılır,

Aidat ödenmez,

Yönetici seçilmezdi.

Evler badanalı,

Sokaklar lambasız,

Mahalleler bekçili olurdu.

Ajans radyodan dinlenir,

Çizgi roman okunur,

Defterlere kenar süsü yapılırdı.

Hayat,

Arkası yarın gibiydi,

Kesintisizdi.

Her gün yaşanacak bir şey vardı.

Herkes kendi düşünü kurar,

Kendi hayatını oynardı.



ŞİMDİ

Şimdi,

Herkes

Yoğun,

Yorgun

Ve

Tek başına...

Can Dündar